İmplant diş tedavisi
Günümüzde ağız ve diş sağlığının önemi, salt estetik kaygılardan öteye geçerek genel sağlık ve yaşam kalitesinin temel bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Dişlerin anatomik bütünlüğü ve fonksiyonel yeterliliği, bireylerin fizyolojik ve psikososyal sağlığı üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.
Çarpık dişler yüzünden insanlar gülmekten çekinebiliyor. Eksik dişler ise konuşurken kelimelerin doğru çıkmasını engelliyor. Özellikle "t", "s" gibi harfleri söylerken zorlanma, hatta bazen istemeden tükürük sıçramaları olabiliyor.
Bir de yemek yeme kısmı var tabii. Canınız sulu bir elma çektiğinde ya da mis gibi kokan bir et yemeğinin tadına bakmak istediğinizde, sağlam dişleriniz yoksa bu basit zevkler bile kabusa dönüşebiliyor.
Ağız sağlığı lüks değil, temel ihtiyaçtır! Sağlıklı dişler ve diş etleri olmadan ne kendinize güvenle gülebilirsiniz, ne de sevdiğiniz yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Bu konforu nasıl mı sağlayacaksınız? Gelin sizi dental implantlar ile tanıştıralım.
Diş implantı nedir?
Diş implantı, eksik dişlerin yerine uygulanan ve doğal diş kökünün görevini üstlenen titanyum vidalardır. Cerrahi bir işlemle çene kemiğine yerleştirilen implantlar, kemikle kaynaşarak sağlam bir temel oluşturur. Bu temel üzerine kişiye özel hazırlanan protezler (kronlar) yerleştirilir. Bu sayede:
- Doğal dişlere en yakın görünüm ve fonksiyon sağlanır
- Konuşma ve çiğneme konforu elde edilir
- Uzun ömürlü ve dayanıklı bir çözüm sunulur
Lokal anestezi altında yapılan implant uygulaması ağrısız bir işlemdir. Doğru bakım ve düzenli kontrollerle implantlar uzun yıllar sorunsuz kullanılabilir.
Dental implant çeşitleri nelerdir?
Dental implantlar;implantın yapıldığı meteryale, implantın yerleştirildiği yere ve tedavi tekniğine göre farklı şekillerde sınıflandırılır.
Yapıldığı materyaline göre dental implant çeşitleri
Titanyum implantlar:
Titanyum implantların özellikleri:
- Biyouyumlu (vücut tarafından reddedilmez)
- Yüksek osseointegrasyon sağlar (kemikle mükemmel kaynaşma)
- Dayanıklı ve uzun ömürlüdür
- Paslanmaz ve korozyona dirençlidir
Titanyum implantların kullanım alanları:
- Tek diş eksikliği
- Çoklu diş kayıpları
- Tam dişsizlik vakaları (All-on-4/All-on-6)
Zirkonyum implantlar (Seramik implantlar):
Zirkonyum implantların özellikleri:
- Metal içermez(hipoalerjenik)
- Estetik öncelikli vakalarda ideal (diş etiyle uyumlu beyaz renk)
- Biyolojik uyumu yüksek
Zirkonyum implantların kullanım alanları:
- Ön bölge diş eksiklikleri (estetik gerektiren durumlar)
- Metal alerjisi olan hastalar
- Hassas diş eti yapısına sahip bireyler
Titanyum alaşımlı implantlar
Titanyum alaşımlı implantların özellikleri:
- Titanyumun farklı metallerle (vanadyum, alüminyum) karıştırılmış halidir.
- Ekstra dayanıklıdır(yoğun çiğneme kuvvetlerine dirençli)
Titanyum alaşımlı implantların kullanım alanları:
- Yoğun kemik kaybı olan hastalar için
- Çene kemiği zayıf olan bireylerde ekstra stabilite için
Dental implantlar yerleştirildiği yere göre üç farklı kategoriye ayrılır:
Endosteal implantlar (kemik içi implantlar):
Bu implant türü, çene kemiğinin içine direkt olarak yerleştirilir. Vida, silindir veya bıçak şeklinde tasarımları mevcuttur. Titanyum veya titanyum alaşımlarından üretilirler. En büyük avantajı; sağladığı üstün stabilite ve uzun vadeli başarı oranıdır. Ancak uygulanabilmesi için yeterli kemik hacmi ve yoğunluğu gerektirir. Kemik yetersizliği durumunda öncelikle kemik grefti uygulaması yapılabilir.
Subperiosteal implantlar (periost altı implantlar):
Kemik yetersizliği olan hastalar için geliştirilmiş bu implant türü, dişeti dokusu altında kemik yüzeyine yerleştirilir. Hastanın çene yapısına özel olarak üretilen metal çerçeve şeklindedir. En önemli avantajı; kemik grefti gerektirmeden uygulanabilmesi ve kısa sürede fonksiyon kazandırmasıdır. Ancak cerrahi teknik açısından daha kompleks bir işlem gerektirir.
Zygomatic (elmacık kemiği) implantlar:
Bu yöntemde üst çene kemik hacmi yetersiz olan hastalar için tercih edilir. İmplant çene yerine elmacık kemiğine yerleştirilir ve kemik greftine gerek kalmaz.
Dental implant tedavileri, hastanın ağız yapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı tekniklerle uygulanmaktadır. Tedavi seçimine etken faktörler şunlardır:
- Hastanın mevcut kemik yapısı ve yoğunluğu
- Eksik diş sayısı ve konumu
- Hastanın genel sağlık durumu
- Ağız hijyeni alışkanlıkları
- Hastanın beklentileri ve bütçesi
Tedavi tekniğine göre dental implantlar şunlardır:
Tek aşamalı implant tedavisi:
Bu yöntemde implant yerleştirildikten sonra dikiş atılmaz ve abutment adı verilen bağlantı parçası açıkta bırakılır. Tek cerrahi işlem gerektirmesi nedeniyle hasta konforu yüksektir. Doku travması minimal düzeydedir ve iyileşme süreci nispeten hızlıdır.
İki aşamalı implant tedavisi:
Klasik implant yöntemi olarak bilinen bu teknikte, implant tamamen dişeti altına yerleştirilir. Yaklaşık 3 aylık bir iyileşme süresinden sonra ikinci bir küçük operasyonla abutment takılır. Kemikle bütünleşme süreci daha kontrollü ilerler ve yüksek başarı oranı sunar.
Aynı gün implant:
Diş çekiminin hemen ardından uygulanan bu yöntem, tedavi sürecini önemli ölçüde kısaltır. Ancak uygulanabilmesi için yeterli kemik desteği ve iyi bir ağız hijyeni şarttır. Özellikle ön diş bölgelerinde estetik kaygıların olduğu durumlarda tercih edilir.
All-on-4 / All-on-6 tekniği:
Tam dişsizlik durumlarında uygulanan bu yöntemde, çeneye 4 veya 6 adet implant yerleştirilir ve sabit protezlerle desteklenir. Özel açılı implantlar kullanılarak kemik grefti ihtiyacı minimize edilir. Hastalar kısa sürede çiğneme fonksiyonuna kavuşurlar.
Aşağıdaki durumlardan herhangi birisine veya birkaçına sahip olanlar dental implant tedavisi içinuygun adaylardır.
- En az bir dişini kaybetmiş olanlar,
- Çene kemik hacmi ve yoğunluğu yeterli olanlar,
- Genel sağlık durumu iyi olanlar,
- Ağız hijyenine özen gösterenler,
- Kemik gelişimini tamamlamış olanlar,
Dental implant dişini/dişlerini kaybetmiş birçok insan için konforlu, uzun ömürlü ve doğal görünümlü bir tedavi seçeneğidir. Ancak kimi durumlarda bu tedavi hastalar için önerilmez veya uygulanmaz.
- • 18 yaş altı hastalara kemik gelişimini tamamlamadığı için önerilen bir tedavi değildir.
- Kemik hacmi ve yoğunluğu yetersiz olanlarda kemik grefti destek sağlayamıyorsa implant tedavisi uygulanamayabilir.
- Kontrol altına alınamamış diyabet, bağışıklık hastalıkları, yüksek enfeksiyon, kan pıhtılaşması problemleri yaşayan hastalara rahatsızlıkları kontrol altına alınana kadar dental implant tedavisi uygulanamayabilir.
- Gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlara çok acil bir durum olmadığı sürece cerrahi müdahaleler önerilmemektedir.
Ön muayene ve planlama aşaması:
Dental implant tedavisi, kapsamlı bir ön değerlendirme ile başlar. İlk randevunuzda diş hekiminiz sizden detaylı bir sağlık öyküsü alacaktır. Mevcut diş ve çene yapınız klinik muayene ile değerlendirilir. Tanı amaçlı olarak panoramik röntgen ve gerektiğinde 3D tomografi görüntüleri alınır. Bu görüntüleme yöntemleri sayesinde kemik yoğunluğunuz, sinir yollarınız ve anatomik yapınız detaylı şekilde analiz edilir. Elde edilen tüm veriler ışığında size özel bir tedavi planı oluşturulur.
Cerrahi uygulama süreci:
İşlem günü lokal anestezi uygulanarak tedavi bölgesi tamamen uyuşturulur. Steril koşullarda gerçekleştirilen operasyonda, özel dental frezler kullanılarak kemikte uygun boyutta bir yuva hazırlanır. Titanyum implant vida bu yuvaya hassas bir şekilde yerleştirilir. İşlem süresi genellikle 30-60 dakika arasında değişmekle birlikte, uygulanan implant sayısına göre bu süre uzayabilir.
Osteointegrasyon dönemi:
İmplant yerleştirildikten sonra kemikle bütünleşme süreci başlar. Bu biyolojik sürece osseointegrasyon adı verilir. Ortalama 2-3 ay süren bu dönemde, titanyum implant yüzeyi ile çene kemiği arasında sağlam bir bağ oluşur. İyileşme süreci yaşınıza, kemik kalitesine ve genel sağlık durumunuza göre değişkenlik gösterebilir. Bu süreçte hekiminizin önerdiği geçici protezleri kullanabilirsiniz.
Protez Aşaması:
Kemik-implant kaynaşması tamamlandıktan sonra protez yapım aşamasına geçilir. Öncelikle implant üzerine abutment adı verilen bağlantı elemanı yerleştirilir. Daha sonra ölçüler alınarak laboratuvarda size özel porselen veya zirkonyum kronlar hazırlanır. Son olarak bu kronlar abutment üzerine sabitlenerek tedavi süreci tamamlanır.
Dental implant sonrası bakım ve takip:
İmplant tedavisinin başarısı, düzenli bakım ve kontrollerle doğrudan ilişkilidir. Hekiminiz size özel bir ağız bakım rutini önerecektir. 6 aylık periyotlarla yapılacak kontroller sayesinde implantlarınızın ömrü uzayacak ve olası komplikasyonlar erken dönemde tespit edilebilecektir. Doğru bakım ile implantlarınız onlarca yıl sorunsuz şekilde kullanabilirsiniz.
Dental implant tedavi süresi tamamen tercih edilen tedavi yöntemine ve hastadaki doku iyileşme süresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Ancak ortalama bir implant tedavisi genel de 2 ile 4 ay arasında tamamlanabilmektedir. Ancak tedavi gerekli durumlarda 6 aya kadar uzayabilir.
- İlk muayene ve testler: 1 gün
- İmplant yerleştirilmesi: 1 gün
- Kaynaşma ve iyileşme süresi: 2–3 ay
- Abutment ile destekleme ve diş yerleştirme: 1 hafta
Dental implant tedavisi sonrası iyileşme süreci, cerrahi bir işlem olduğu için dikkatli bir takip ve bakım gerektirir. Süreç, kişinin genel sağlık durumu, çene kemiğinin kalitesi, implantın türü (örneğin, tek diş veya çoklu implant), uygulanan cerrahi teknik (örneğin, tek aşamalı veya iki aşamalı) ve hastanın yaşam tarzı gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Dental implant sonrası iyileşme süreci şu şekildedir:
Cerrahi sonrası ilk günler (0-7 Gün):
Bu dönem, cerrahi müdahalenin hemen sonrasıdır ve genellikle en yoğun semptomların yaşandığı aşamadır.
Ağrı ve şişlik:
- Cerrahi işlem sonrası hafif ila orta derecede ağrı, şişlik, morarma veya hassasiyet normaldir. Bu belirtiler genellikle 2-3 gün içinde azalır ve 5-7 gün içinde büyük ölçüde kaybolur.
- Diş hekiminiz, ağrı yönetimi için ağrı kesiciler ve anti-inflamatuar ilaçlar reçete edebilir. Nadir durumlarda, daha güçlü ağrı kesiciler önerilebilir.
- Şişliği azaltmak için ilk 24-48 saat boyunca yanak bölgesine 10-15 dakika aralıklarla soğuk kompres uygulanması önerilir. Soğuk kompres, kan damarlarını daraltarak şişliği ve morarmayı azaltır.
- 48 saat sonrası için, eğer şişlik devam ederse, ılık kompres uygulanabilir, çünkü bu aşamada kan dolaşımını artırarak iyileşmeyi destekler.
Kanama:
- Cerrahi sonrası hafif kanama veya sızıntı normaldir ve genellikle ilk 24-48 saat içinde azalır. Diş hekiminiz, kanamayı kontrol etmek için bölgeye steril gazlı bez yerleştirebilir. Gazlı bezi 30-60 dakika hafifçe ısırmak kanamayı durdurmaya yardımcı olur.
- Eğer kanama yoğun veya uzun süreliyse (örneğin, 48 saat sonrası devam ediyorsa), derhal diş hekimine başvurulmalıdır.
Beslenme:
- İlk 48 saat boyunca sıvı ve yumuşak gıdalar tercih edilmelidir (örneğin, çorba, smoothie, yoğurt, püre haline getirilmiş yiyecekler).
- Sıcak, baharatlı, asitli (örneğin, portakal suyu) veya sert yiyeceklerden (örneğin, fındık, cips) kaçınılmalıdır, çünkü bunlar implant bölgesini tahriş edebilir veya dikişlere zarar verebilir.
- Yiyeceklerin implant bölgesine temasından kaçınmak için çiğneme işlemi genellikle diğer tarafla yapılmalıdır.
- Bol su içmek, ağız içini nemli tutar ve iyileşmeyi destekler. Ancak pipet kullanımı önerilmez, çünkü emme hareketi pıhtılaşmayı bozabilir.
Ağız hijyeni:
- İlk 24 saat boyunca diş fırçalamaktan ve ağzı çalkalamaktan kaçınılmalıdır, çünkü bu, pıhtılaşmayı bozabilir ve iyileşmeyi geciktirebilir.
- 24 saat sonrası, diş hekiminizin önerdiği şekilde nazikçe diş fırçalama ve ağız çalkalama yapılabilir. Genellikle antiseptik bir gargara önerilir, ancak kullanım talimatlarına uyulmalıdır.
- İmplant bölgesine doğrudan baskı uygulamaktan kaçınılmalı, yumuşak kıllı bir diş fırçası tercih edilmelidir.
Aktivite ve yaşam tarzı:
- İlk birkaç gün ağır fiziksel aktiviteler (örneğin, spor, ağırlık kaldırma) ve aşırı efor gerektiren işlerden kaçınılmalıdır, çünkü bu aktiviteler kan basıncını artırarak kanamaya neden olabilir.
- Sigara ve alkol kullanımı önerilmez. Sigara, kan akışını azaltarak iyileşmeyi yavaşlatır ve enfeksiyon riskini artırır. Alkol ise kanamayı artırabilir ve ilaçlarla etkileşime girebilir.
Dikişler:
- Eğer erimeyen dikişler kullanıldıysa, genellikle 7-10 gün içinde alınır. Eritilebilir dikişler ise 1-2 hafta içinde kendiliğinden çözülür.
- Dikiş bölgesinde hafif bir rahatsızlık hissi normaldir, ancak dikişlerin gevşemesi veya açılması durumunda diş hekimine başvurulmalıdır.
Kısa dönem iyileşme (1–2 hafta)
Bu dönemde, cerrahi sonrası akut semptomlar genellikle azalır ve hasta normal yaşamına yavaş yavaş döner.
Semptomların azalması:
- Ağrı ve şişlik büyük ölçüde kaybolur. Hafif bir hassasiyet devam edebilir, ancak bu genellikle tolere edilebilir düzeydedir.
- Eğer morarmalar varsa, 7-10 gün içinde kaybolur.
Beslenme ve diyet:
- Yumuşak gıdalara devam edilmelidir, ancak diyet yavaş yavaş genişletilebilir. Örneğin, haşlanmış sebzeler, makarna veya yumuşak etler gibi daha katı ama çiğnemesi kolay yiyeceklere geçiş yapılabilir.
- • Sert, yapışkan veya küçük taneli yiyeceklerden kaçınılmalıdır, çünkü bunlar implant bölgesine sıkışabilir.
Ağız hijyeni:
- Düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımı devam etmelidir. Ancak implant bölgesinde nazik davranılmalı, bu bölgeye fazla baskı uygulanmamalıdır.
- Antiseptik gargara kullanımına diş hekiminin önerdiği süre boyunca devam edilebilir (genellikle 1-2 hafta).
Kontroller:
Diş hekimi, genellikle 7-14 gün içinde bir kontrol randevusu planlar. Bu randevuda dikişler alınabilir, implant bölgesinin iyileşmesi değerlendirilir ve gerekirse röntgen çekilir.
Osseointegrasyon (kemikle kaynaşma, 3–6 ay)
Bu, dental implant tedavisinin en kritik aşamasıdır. İmplantın çene kemiğiyle bütünleşmesi (osseointegrasyon) bu dönemde gerçekleşir.
Süreç:
İmplant, titanyum veya zirkonyum gibi biyouyumlu bir malzemeden yapıldığı için kemikle kaynaşır ve sabit bir temel oluşturur. Bu süreç, alt çenede genellikle 2-4 ay, üst çenede ise 4-6 ay sürebilir, çünkü üst çene kemiği genellikle daha az yoğundur.
Geçici protezler:
- Bazı durumlarda, estetik veya fonksiyonel nedenlerle geçici bir protez (kron, köprü veya protez) yerleştirilebilir. Ancak bu protezler, implant üzerine fazla baskı uygulamayacak şekilde tasarlanır.
- Geçici protez kullanan hastalar, sert yiyeceklerden kaçınmalı ve çiğneme sırasında dikkatli olmalıdır.
Kalıcı protez yerleştirilmesi (3-6 ay sonrası)
- Diş hekimi, implantın üzerine bir abutment (bağlantı parçası) yerleştirir. Ardından, ölçü alınarak laboratuvarda kişiye özel bir protez hazırlanır.
- Osseointegrasyon tamamlandıktan sonra, implantın üzerine kalıcı protez (kron, köprü veya tam protez) yerleştirilir.
- Kalıcı protez yerleştirilmesi genellikle ağrısız bir işlemdir ve lokal anestezi gerektirmeyebilir.
- Protez yerleştirildikten sonra, hasta birkaç hafta içinde yeni dişine tam olarak alışır.
- İlk birkaç hafta, protezin ağızda oturması ve çiğneme fonksiyonlarının normale dönmesi için bir adaptasyon dönemi gerekebilir.
- Hafif bir rahatsızlık veya yabancı cisim hissi normaldir, ancak bu durum kısa sürede geçer.
- Eğer protezde gevşeme, ağrı veya uyum sorunu yaşanırsa, diş hekimine başvurulmalıdır.
Olası komplikasyonlar:
- İyileşme sürecinde aşağıdaki belirtiler ortaya çıkarsa, derhal diş hekimine başvurulmalıdır:
- Şiddetli veya uzun süreli ağrı (özellikle 7-10 gün sonrası).
- Yoğun kanama veya kanama durmaması.
- Ateş, şişlik veya irin gibi enfeksiyon belirtileri.
- İmplantta gevşeme veya hareket hissi.
- Protezde uyum sorunları veya sürekli rahatsızlık.
Dental implant için alt yaş sınırı 18’dir. Ancak bazı özel durumlarda diş hekimi istisnai kararlar verebilir. Burada alt yaş sınırının nedeni çene gelişiminin henüz tamamlanmamış olmasıdır.
Dental implant için üst yaş sınırı yoktur. Ancak kemik erimesi ile birlikte çene kemiğinin hacmi ve yoğunluğunda azalma olabilir. Bu azalma eğer tedavi ile desteklenemiyorsa implant tedavisi uygulanamaz. Uygulandığı takdirde kemik vidayı tutamayabilir ya da vida yerleştirilirken kemiğe zarar verebilir.
Dental implant tedavisi genel anlamda güvenli ve uzun ömürlü bir tedavi biçimidir. Her cerrahi müdahalede olduğu gibi dental implant tedavisinin de bazı riskleri bulunmaktadır.
- İmplantın takıldığı yani müdahale bölgesinde enfeksiyon gelişebilir.
- Dental implantın alt çeneye uygulandığı durumlarda mandibular sinir zarar görebilir.
- Cerrahi işlem sırasında ya da sonrasında aşırı kanama meydana gelebilir. Kan sulandırıcı ilaçlar bu riski artırır.
- İmplantın yerleştirildiği kemikte yoğun erozyon varsa implant ile kemik kaynamayabilir ya da zamanla gevşeyebilir.
- Dental implantın üst çeneye yerleştirilmesi durumunda sinüs boşluğu zarar görebilir. Bu nedenle sinüste enfeksiyon gelişebilir.
- Operasyon sonrasında geçici şişlik, hissizlik ve ağrı yaşanabilir. Ağrı kesiciler ile bu ağrılar kontrol altına alınabilir.
- Dental implantlar kullanım ve görünüm açısından doğal dişe en yakın sonucu veren tedavidir.
- Operasyondan önce yüksek çözünürlüklü fotoğraflarınız çekilir ve çeşitli yazılımlarla uygulanacak tedavi ile takılacak protezler yüzünüze uygulanır. Böylece sizin ağız ve yüz yapınıza uygun şekilde yerleştirilecek dişleri önceden görmeniz mümkün olabilir.
- Dental implantınızın üzerine uygulanacak kuron zirkonyum ya da porselen olacaktır. Her iki malzeme de doğal diş yüzeyine benzerdir.
- Çiğneme ve konuşma fonksiyonları kendi dişinizde olduğu kadar rahattır.
- İmplant kemiğinizle kaynaşır. Bu nedenle oldukça sağlam ve uzun ömürlüdür.
Dental implant tedavisinde implant kemik ile bütünleşmelidir. Bu nedenle kemiğin hacim ve yoğunluğunun yeterli olması gerekmektedir. Kemik erimesi kemiği hem hacimsel olarak hem de yoğunluk bakımından zayıflatır. Burada kemik erimesinin derecesi çok önemlidir. Bunun için gerekli tahliller ve görüntülemeler yapılmalıdır. Zayıf bulunması halinde yine derecesine bağlı olarak bir takım destekleyici ve alternatif tedaviler yapılabilir. Bu tedavileri şunlardır:
- Kemik güçsüzse kemik grefti yani kemik tozu tedavisi uygulanarak kemik güçlendirilmesi yapılır. Dental implant tedavisi öncesinde yapılan bu destek tedaviden istenilen sonuç alınırsa implant tedavisi başlatılabilir.
- Küçük hacimdeki implantlar ile kemikte daha az aşındırma yapılabilir. Kullanılacak kısa implantlar bu durum için ideal olabilir.
- Osteoporoz tedavisi ile kemikte meydana gelen erozyon kontrol altına alınabilir. Bu gibi durumlarda da dental implant tedavisi başlatılabilir.
Dental implant tedavisi deneyim, teknik beceri ve bilgi isteyen bir tedavidir. Uygulanan tedavi hastanın ağız, diş yapısına ve beklentilerine uygun bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Tedavinin gerçekçiliği ve iyi kalitede olması implantların kullanım ömrünü ve rahatlığını artıracaktır. Peki bu tedavinin üst başarıda olması için seçeceğiniz klinik ve hekimin ne gibi özelliklere sahip olması gerekiyor?
- Klinik ortamının şart koşulmuş uluslararası hijyen koşullarına sahip olması gerekmektedir.
- Tedavi için gerekli eğitimli personel ve hekim çalışanları olmalıdır. Teknolojik donanımlar çağa uygun yeterlilikte olmalıdır.
- 3D tomografi cihazı, dijital görüntüleme ve ölçüm sistemleri uygulanan tedavide hataya yer bırakmayacaktır. Kliniğin çalıştığı implant markalarını mutlaka incelemenizi öneririz. Bu markaların global kalitesi ve güvenilirliği olmalıdır.
- Dental implant tedavisini gerçekleştirecek hekiminizin alanında uzman ve bu alanda deneyimli bir hekim olmasına dikkat etmelisiniz.
- Hekiminiz sizi ve beklentilerinizi dikkatle dinlemeli, size özel çözümler ve gülüş tasarımı tasarlamalıdır. Sizin durumunuza göre bir tedavi planı oluşturmalıdır. Hekiminizin gerçekleştirdiği önceki tedavilerde ortaya çıkan sonuçları mutlaka inceleyin.
- Diş hekiminiz dental implant tedavisine başlamadan önce sizi tüm adımlardan haberdar etmeli, süreç ile ilgili detaylı bilgi vermeli ve kafanızdaki tüm soruları bilgilendirici şekilde yanıtlamalıdır.
Her diş kaybı için implant gerekli midir?
Hayır, her diş kaybı için implant tedavisi gerekli değildir. Ancak estetik görünüme değer veriyorsanız, diğer dişler zarar görmeden bir çözüme gitmek istiyorsanız ve çene kemiğinizin zarar görmesini istemiyorsanız implant tedavisi sizin için uygun bir çözüm olabilir. Fakat en sağlıklı kararı yine hekiminizin önerileri ışığında vermenizi öneririz.
İmplant tedavisi sırasında ağrı hisseder miyim?
İmplant tedavisi sırasında lokal anestezi ile ağız uyuşturulur. Bu nedenle tedavi süresince hiçbir ağrı ya da sızı hissetmezsiniz. Ancak tedavi sonrasında anestezinin etkisinin azalması ile ağrı, sızı, şişlik ve hassasiyet hissedilebilir. Ancak bu durum ağrı kesiciler ile kontrol altında tutulabilir ve ilk haftadan sonra giderek kaybolur.
Dental implant dayanıklı mıdır?
Dental implantlar oldukça dayanıklı ve uzun ömürlü tedavi parçalarıdır. Ancak bu dayanıklılığı sağlamak hastanın yaşam biçimine ve temizliğine bağlıdır. Gerekli ağız hijyeni koşulları sağlandığında, düzenli doktor kontrollerine gidildiğinde ve sert cisimleri ısırmadığınızda çok daha uzun ve sağlıklı kullanabilirsiniz. Gerekli durumlarda dental implantın diş gövdesi değiştirilebilir.
Diş implantlarının ömrü ne kadardır?
Diş implantlarının ömrü birçok faktöre bağlıdır. Ortalama bir implantın ömrü 20 yıl, iyi bakılırsa ömür boyudur.
Özenli ve düzenli diş bakımı implantın ömrünü uzatır. Nasıl bakım yapacağınızı öğrenmek isterseniz sizler için yukarıda ayrıntılı şekilde anlattık.
Düzenli diş hekimi kontrolleri süreç ile ilgili ters giden bir durum olduğunda erken müdahale olanağı sağlar.
Kalite standartları yüksek markalar sizlere daha uzun ömürlü implant kullanım olanağı sunar. Zararlı madde kullanımı, sert cisimleri ısırmak gibi zararlı ve aşındırıcı alışkanlıklar dental implant ömrünü kısaltacaktır.
